İbrahim Aydemir, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, gazeteciliğin kamu adına yürütülen bir sorumluluk alanı olduğunu belirtti. Aydemir, sahada görev yapan gazetecilerin çoğu zaman ağır koşullar altında, kimi zaman da hayatlarını riske atarak görev yaptıklarını ifade etti.
Aydemir, haberin peşinde koşan gazetecilerin yalnızca bilgi aktarmadığını, aynı zamanda kamu vicdanının oluşmasına katkı sunduğunu vurguladı. Gazeteciliğin, doğru bilgiye erişim ve toplumun sağlıklı kararlar alabilmesi açısından temel bir işlev gördüğünü dile getirdi.
MESLEĞİN SAYGINLIĞI VE KİMLİK SORUNU
Aydemir, gazetecilik mesleğinin tarihsel olarak güçlü bir etik zemine dayandığını hatırlattı. Buna rağmen, gazeteci olmadığı hâlde bu kimliği kullanan kişilerin mesleğin itibarını zedelediğini söyledi. Aydemir, bu durumun sahada çalışan emekçilerin güvenilirliğine zarar verdiğini, kamuoyunda da bilgi kirliliğine yol açtığını kaydetti.
Bu noktada yasal düzenlemelerin önemine işaret eden Aydemir, gazeteci kimliğinin net ölçütlerle tanımlanması gerektiğini ifade etti. Mesleki yeterlilik, fiilî çalışma ve etik ilkelere bağlılığın bu tanımın temel unsurları arasında yer alması gerektiğini belirtti.
Gazeteciliğin yalnızca haber yazmakla sınırlı bir faaliyet olmadığını dile getiren Aydemir, araştırma, doğrulama, kaynak koruma ve kamu yararını gözetme gibi sorumlulukların mesleğin ayrılmaz parçası olduğunu hatırlattı. Bu çerçevenin korunmasının, hem meslek mensuplarının güvenliği hem de toplumun doğru bilgiye ulaşması açısından kritik olduğunu söyledi.
MESLEĞİN GELECEĞİNE DÖNÜK ADIMLAR
Aydemir, gazeteciliğin dijitalleşme süreciyle birlikte yeni sınamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Hız baskısı, sosyal medya kaynaklı bilgi akışı ve ekonomik zorlukların, mesleğin icrasını daha da karmaşık hâle getirdiğini dile getirdi.
Bu sürece karşı, meslek içi eğitimlerin güçlendirilmesi, genç gazetecilerin sahaya hazırlanması ve basın çalışanlarının sosyal haklarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden Aydemir, kurumların ve meslek örgütlerinin daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Aydemir, gazeteciliğin geleceğinin ancak etik ilkelere sadakat, güçlü mesleki dayanışma ve net hukuki çerçeve ile güvence altına alınabileceğini belirtti. Toplumun doğru bilgiye erişiminin, bu alanın korunmasıyla mümkün olacağını söyledi.