Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Ramazan Sohbetleri kapsamında Araf Suresi’nin ana mesajlarını ele aldı. Aydemir, surenin ilk ayetlerinden itibaren Kur’an’ın bir uyarı ve öğüt kitabı olarak insanı muhatap aldığını hatırlattı; “Bu kitap göğüste bir sıkıntı oluşturmak için değil, hakikati açıkça ortaya koymak için indirildi” ifadelerini kullandı.
Araf Suresi’nin giriş bölümünde yer alan “Rabbinizden size indirilene uyun” çağrısının, bireysel tercihten öte bir istikamet beyanı taşıdığını belirten Aydemir, insanın ölçüsünü vahyin belirlediğini dile getirdi. Ona göre sure, insanı kendi hevasına ve sahte otoritelere teslim olmaktan sakındıran net bir çizgi ortaya koyuyor.
Surenin geçmiş kavimlere dair bölümlerine değinen Aydemir, “Nice şehirler var ki gece ya da öğle vakti gelen azapla yerle bir oldu” ayetini hatırlatarak, tarihsel anlatının ibret amacı taşıdığını söyledi. Bu kıssaların birer masal olmadığını, toplumsal çöküşün sebeplerini gösteren somut örnekler sunduğunu kaydetti.
HESAP VE ADALET VURGUSU
Aydemir, “Kimin tartıları ağır gelirse kurtuluşa erenler onlardır” ayetine işaret ederek, Araf Suresi’nde adaletin merkezî bir kavram olarak yer aldığını vurguladı. Ölçünün hak olduğunu belirten ayetlerin, insanın hem bireysel hem kamusal alandaki davranışlarını kuşattığını ifade etti.
Surenin yaratılış ve secde kıssasına da temas eden Aydemir, Âdem’e secde emri karşısında İblis’in kibirle direnmesini insanlık tarihindeki ilk isyan örneği olarak değerlendirdi. “Ben ondan hayırlıyım” sözünün, üstünlük iddiasının kaynağını gösterdiğini belirten Aydemir, kibir ve kıyasın hakikati örten bir perdeye dönüştüğünü söyledi.
Âdem ile eşinin cennetteki imtihanına dair ayetleri aktaran Aydemir, şeytanın vesvesesinin yasak ağaca yaklaşma üzerinden şekillendiğini hatırlattı. Bu kıssada insanın hata yapabildiğini, ancak tövbe kapısının açık bırakıldığını ifade etti. “Rabbimiz, kendimize zulmettik” yakarışının, sorumluluğu üstlenme bilinci taşıdığını dile getirdi.
Surenin “Ey Ademoğulları” hitabıyla devam eden bölümünde, takva elbisesinin en hayırlı örtü olarak anıldığını belirten Aydemir, dış görünüm ile iç disiplin arasındaki dengeye dikkat çekti. Yiyip içmede israfın yasaklandığını, mescitlerde temiz ve güzel giysiyle bulunma çağrısının da ibadet adabını ortaya koyduğunu söyledi.
KAVİMLERİN KISSALARI VE TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ
Araf Suresi’nde Nuh, Hud, Salih, Lut ve Şuayb peygamberlerin kavimleriyle yaşadıklarının ayrıntılı biçimde anlatıldığını belirten Aydemir, her kıssada ortak bir tablo bulunduğunu kaydetti. Elçilerin tevhid çağrısı yaptığı, toplumun ileri gelenlerinin ise çoğu zaman direniş gösterdiği ifade edildi.
Aydemir, “Ölçü ve tartıda dürüst davranın” çağrısının özellikle Şuayb kıssasında öne çıktığını hatırlattı. Ekonomik hayatın ahlaktan bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı. Haksız kazancın ve eksik tartının toplumsal güveni zedelediğini söyledi.
Lut kıssasında ahlaki sınırların aşılmasının açık biçimde eleştirildiğini dile getiren Aydemir, surenin sınır tanımayan davranışların sonuçlarını gözler önüne serdiğini ifade etti. Nuh ve Hud kıssalarında ise inkârın kibirle birleştiği anlarda toplumsal yıkımın hızlandığını belirtti.
Musa ile Firavun arasında geçen mücadeleye de değinen Aydemir, ayetlerde sihirbazların gerçeği gördükten sonra secdeye kapanmasının çarpıcı bir sahne sunduğunu söyledi. Hakikatin karşısında büyünün hükmünü yitirdiğini, gücün değil gerçeğin kalıcı olduğunu dile getirdi.
İsrailoğullarının buzağıyı ilah edinmesi örneğini hatırlatan Aydemir, peygamberin yokluğunda ortaya çıkan zaafın, vahiy ile kurulan bağın ne kadar hayati olduğunu gösterdiğini kaydetti. Surede ahde vefa eksikliğinin de eleştirildiğini belirtti.
ARAF VE SON HESAP TABLOSU
Surenin adını aldığı Araf bölümüne işaret eden Aydemir, cennet ile cehennem arasındaki perdeyi ve yüzlerinden tanınan insanları anlatan ayetlerin, hesap gününün tasvirini güçlendirdiğini söyledi. Cennet ehlinin, “Rabbimizin vaadi gerçektir” sözünü aktardığını hatırlattı.
Araf Suresi’nde Allah’ın güzel isimleriyle dua edilmesi çağrısının yer aldığını belirten Aydemir, isimler üzerinden inşa edilen bir bilinç yapısına dikkat çekti. Rahmet ve azap dengesinin, insanın sorumluluk alanını netleştirdiğini ifade etti.
“Affı esas al, iyiliği emret, cahillerden yüz çevir” ayetini hatırlatan Aydemir, surede bireysel ahlak ile toplumsal düzen arasında güçlü bir bağ kurulduğunu söyledi. Şeytanın vesvesesine karşı uyanıklık çağrısının da sürekli tekrarlandığını belirtti.
Konuşmasının sonunda Aydemir, Araf Suresi’nin tarih, ahlak ve hesap bilincini bir arada sunduğunu kaydetti. İnsanın hem bireysel tercihlerinden hem toplumsal tutumundan sorumlu tutulduğunu vurguladı. Surenin, insanı kendi benliğiyle yüzleşmeye çağıran güçlü bir ilahi metin olduğunu ifade etti.